Pnömotoraks, akciğer ile göğüs duvarı arasındaki plevral boşluğa hava kaçması sonucu akciğerin kısmen ya da tamamen sönmesi anlamına gelir. Halk arasında çökmüş akciğer olarak da anılır. Bazı olgularda küçük ve sınırlı olabilir, bazı olgularda ise ani nefes darlığı ve dolaşım bozulmasına yol açacak kadar ciddi hale gelebilir. Bu nedenle özellikle ani başlayan göğüs ağrısı ve nefes darlığında pnömotoraks olasılığı akılda tutulmalıdır.
Pnömotoraks nedir?
Normalde akciğer ile göğüs duvarı arasındaki boşlukta serbest hava bulunmaz. Akciğerden veya göğüs duvarından bu boşluğa hava kaçtığında, akciğer dıştan basıya uğrar ve yeterince genişleyemez. Bunun sonucu olarak kişi nefes alırken zorlanabilir ve göğüste batıcı ağrı hissedebilir. Pnömotoraks travmaya bağlı gelişebileceği gibi, görünürde belirgin bir neden olmadan da ortaya çıkabilir. Bazı sağlıklı genç erişkinlerde birincil spontan pnömotoraks görülebilirken, KOAH gibi akciğer hastalığı olan kişilerde ikincil spontan pnömotoraks gelişebilir.
Belirtiler nelerdir?
En tipik belirtiler ani göğüs ağrısı ve nefes darlığıdır. Ağrı çoğunlukla tek taraflıdır ve derin nefesle artabilir. Hafif vakalarda yalnızca hafif batma hissi veya eforla nefes yetmeme olabilirken, daha büyük pnömotoraksta belirgin solunum sıkıntısı görülebilir. Kalp atımında hızlanma, göğüste baskı hissi, kuru öksürük ve halsizlik eşlik edebilir. Şiddetli olgularda dudaklarda morarma, yoğun anksiyete, tansiyon düşüklüğü ve bilinç değişikliği gelişebilir. Özellikle altta yatan akciğer hastalığı olanlarda küçük bir pnömotoraks bile ciddi belirti yapabilir.
Neden olur?
Pnömotoraksın nedenleri travmatik ve spontan olarak iki ana grupta düşünülebilir. Künt veya delici göğüs travmaları, bazı tıbbi işlemler ve mekanik ventilasyon hava kaçağına neden olabilir. Spontan olgularda ise akciğer yüzeyindeki küçük hava keseciklerinin yırtılması rol oynayabilir. Sigara kullanımı riski artırır. Ayrıca KOAH, amfizem, bazı bağ dokusu hastalıkları ve başka akciğer hastalıkları zeminde varsa pnömotoraks gelişme olasılığı yükselebilir. Nadiren ailevi yatkınlık ve bazı genetik durumlar da rol oynayabilir.
Tanı nasıl konur?
Tanı; öykü, muayene ve görüntüleme ile konur. Doktor, göğüs ağrısının başlama şekli, nefes darlığının şiddeti ve travma öyküsünü sorgular. Akciğer dinleme bulguları değişebilir. Akciğer grafisi çoğu olguda tanı koydurur; bazı durumlarda BT daha ayrıntılı değerlendirme için istenir. Oksijen satürasyonu ve genel durum da önemlidir; çünkü görüntülemede küçük görünen bir pnömotoraks bile bazı hastalarda klinik olarak ciddi olabilir. Tanı konduktan sonra asıl karar, hava kaçağının boyutu ve hastanın klinik durumuna göre gözlem mi, girişim mi gerektiğidir.
Tedavi nasıl yapılır?
Küçük ve belirtileri hafif pnömotorakslarda yalnızca gözlem ve oksijen desteği yeterli olabilir. Daha büyük veya belirgin belirti yapan olgularda iğne aspirasyonu, kateter ya da göğüs tüpü ile havanın boşaltılması gerekir. Amaç, akciğerin yeniden genişlemesini sağlamaktır. Tekrarlayan pnömotoraks durumunda veya hava kaçağı sürüyorsa cerrahi ve plevral yapıştırma gibi işlemler gündeme gelebilir. Tedavi planı kişinin yaşı, altta yatan akciğer hastalığı, nüks öyküsü ve hava kaçağının derecesine göre yapılır. Bu nedenle “her pnömotoraks ameliyat olur” ya da “hepsi kendiliğinden geçer” gibi genellemeler doğru değildir.
Tekrarlar mı ve nelere dikkat edilmeli?
Pnömotoraks bazı kişilerde tekrarlayabilir. Sigara kullanımı nüks riskini artırır ve bırakılması önemlidir. Doktor önerisi olmadan uçak yolculuğu, dalış gibi basınç değişikliği olan aktiviteler erken dönemde sakıncalı olabilir. Göğüs tüpü çıkarıldıktan veya hava kaçağı kapandıktan sonra kontrol görüntülemeleri ve belirtilerin takibi önem taşır. Özellikle spontan pnömotoraks geçiren genç kişilerde tekrar riskinin konuşulması ve ne zaman başvuru yapılacağının öğretilmesi gerekir. Nüks riski nedeniyle belirtiler düzelse bile önerilen kontroller aksatılmamalıdır.
Gerilim pnömotoraks neden acildir?
Gerilim pnömotoraks, plevral boşlukta biriken havanın giderek artması ve hem akciğeri hem de büyük damarları sıkıştırması sonucu gelişen yaşamı tehdit eden tablodur. Bu durumda sadece solunum değil, dolaşım da bozulur. Şiddetli nefes darlığı, düşük tansiyon, morarma, huzursuzluk ve hızla kötüleşme görülebilir. Tanı gecikmeden acil müdahale gerekir. Her pnömotoraks gerilim tipi değildir; ancak hızlı kötüleşen hasta bu açıdan değerlendirilmelidir. Bu ayrımı evde yapmak mümkün olmadığı için ani ve ağır belirtiler olduğunda beklemek doğru değildir.
Ne zaman acil yardım gerekir?
Ani başlayan göğüs ağrısı ve nefes darlığı varsa acil değerlendirme gerekir. Özellikle morarma, konuşurken nefes yetmemesi, belirgin çarpıntı, tansiyon düşüklüğü, bayılma hissi veya travma sonrası solunum sıkıntısı varsa gecikmeden yardım alınmalıdır. Daha önce pnömotoraks geçiren kişilerde benzer belirtilerin tekrar başlaması da önemlidir. Küçük pnömotorakslar bazen hafif seyredebilir; fakat kimin hızla kötüleşeceği evde güvenle öngörülemez. Bu yüzden göğüs ağrısı ve nefes darlığı birlikteliği ciddiye alınmalıdır.
Altta yatan akciğer hastalığı olanlarda neden daha ciddidir?
KOAH, amfizem veya başka kronik akciğer hastalığı olan kişilerde akciğer rezervi zaten azalmış olabilir. Bu yüzden daha küçük hava kaçakları bile ciddi nefes darlığı ve oksijen düşüklüğü yaratabilir. Tedavi kararında yalnızca görüntülemedeki boyut değil, kişinin altta yatan akciğer kapasitesi de dikkate alınır.
Pnömotoraks bazı hastalarda kendiliğinden düzelebilse de, ani göğüs ağrısı ve nefes darlığı ile ortaya çıktığında acil değerlendirme gerektirebilen bir tablodur. Özellikle altta yatan akciğer hastalığı olan kişilerde ve hızlı kötüleşen durumlarda gecikme risklidir.
SSS
Pnömotoraks kendi kendine geçer mi?
Bazı küçük olgular izlemle düzelebilir; ancak karar klinik durum ve görüntülemeye göre verilir.
Her zaman travma sonucu mu olur?
Hayır. Travmasız, spontan pnömotoraks da gelişebilir.
Tekrar etme riski var mı?
Evet. Özellikle sigara kullananlarda ve bazı spontan olgularda nüks görülebilir.
Uçak yolculuğu hemen yapılabilir mi?
Genellikle erken dönemde önerilmez; zamanlama hekim önerisine göre belirlenmelidir.
En acil belirti nedir?
Hızla artan nefes darlığı, morarma ve dolaşım bozulması bulguları acil durum kabul edilir.





