Kısa özet
Genital siğiller, insan papilloma virüsünün bazı düşük riskli tipleriyle ilişkili, cinsel temasla bulaşabilen yumuşak deri çıkıntılarıdır. Çoğu durumda kanser yapan HPV tiplerinden farklı alt tiplerle ilişkilidir; yine de tanı, tedavi ve korunma için profesyonel değerlendirme önemlidir. [1][2][3][4][5]
Genital siğil nasıl oluşur?
Genital siğiller, çoğunlukla HPV’nin düşük riskli tipleriyle ilişkilidir ve en sık tip 6 ile 11 sorumlu tutulur. CDC, anogenital siğillerin önemli bölümünün bu tiplerle bağlantılı olduğunu belirtir. Bu siğillerin varlığı tek başına kanser olduğu anlamına gelmez; çünkü siğil yapan tipler genellikle kanser yapan yüksek riskli tiplerden farklıdır. Yine de aynı kişide birden fazla HPV tipi bulunabileceğinden, lezyonun görünümüne göre gerektiğinde ek değerlendirme yapılabilir. Cinsel temas en sık bulaş yoludur ve görünür siğiller olmasa bile HPV geçişi mümkün olabilir. [1][2][3][4][5]
HPV çok yaygın bir virüstür; bu nedenle genital siğil tanısı almak, “istisnai” bir durum yaşandığı anlamına gelmez. Pek çok HPV enfeksiyonu bağışıklık sistemi tarafından zaman içinde temizlenir; ancak bazı kişilerde virüs kalıcı olabilir ya da siğil oluşturabilir. Siğilin ortaya çıkması, bulaştan hemen sonra olmayabilir; haftalar, aylar hatta daha uzun bir gecikme olabilir. Bu yüzden siğillerin ne zaman ve kimden bulaştığını kesin olarak anlamak çoğu zaman mümkün değildir. Bu nokta gereksiz suçluluk ve ilişki çatışmalarını azaltmak açısından önemlidir. [1][2][3][4][5]
Belirtiler nelerdir?
Genital siğiller küçük, ten rengi veya hafif grimsi çıkıntılar şeklinde görülebilir. Tek tek olabilecekleri gibi kümelenerek karnabahar benzeri görünüm de oluşturabilirler. Vulva, vajina, serviks, penis, skrotum, kasık çevresi ve anüs çevresi etkilenebilir. Bazı kişilerde kaşıntı, tahriş, hassasiyet veya cinsel ilişki sırasında rahatsızlık olabilir; ancak birçok kişide belirti vermeden fark edilirler. Bu nedenle genital bölgede yeni çıkan kabarıklıkları “et beni” diyerek uzun süre görmezden gelmek doğru değildir. [1][2][3][4][5]
Lezyonların yeri ve sayısı tedavi kararını etkiler. İç bölgelerdeki siğiller kişi tarafından fark edilmeyebilir ve muayenede saptanabilir. Ayrıca genital bölgede görülen her kabarıklık siğil değildir; molluscum contagiosum, cilt etiketleri, herpes lezyonları, dermatolojik hastalıklar ve bazı öncü lezyonlar benzer görünebilir. Özellikle hızla büyüyen, kanayan, ülserleşen veya alışılmadık renk değişikliği gösteren lezyonlarda hekim değerlendirmesi daha da önem kazanır. [1][2][3][4][5]
Tanı nasıl konur?
Genital siğil tanısı çoğu zaman klinik muayene ile konur. Deneyimli bir klinisyen lezyonun görünümü ve yerleşimine bakarak çoğu durumda tanıya yaklaşabilir. CDC, tipik siğillerde her zaman HPV testi yapılmasının gerekmediğini belirtir; çünkü HPV testleri siğil yapan tipleri değerlendirmede tanısal amaçla kullanılmaz. Buna karşılık tanıdan emin olunamayan, tedaviye yanıt vermeyen, atipik görünen ya da bağışıklık baskılanması bulunan olgularda biyopsi düşünülebilir. [1][2][3][4][5]
Serviksi olan bireylerde, siğil varlığı rahim ağzı taramasının önemini ortadan kaldırmaz. HPV’nin siğil yapan tipleri ile yüksek riskli tipleri farklı olabilir ve kişi aynı anda başka HPV tiplerini de taşıyabilir. Bu nedenle yaşa ve ulusal tarama programına uygun rahim ağzı kanseri taramalarının sürdürülmesi gerekir. Tanı konulduğunda partner bilgilendirmesi, diğer cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar açısından risk değerlendirmesi ve korunma danışmanlığı da görüşmenin bir parçası olmalıdır. [1][2][3][4][5]
Tedavi seçenekleri nelerdir?
Genital siğiller için birden fazla tedavi seçeneği vardır ve ideal yöntem siğilin sayısına, yerine, boyutuna, hamilelik durumuna ve kişinin tercihine göre belirlenir. CDC, hekim tarafından uygulanan kriyoterapi, trikloroasetik asit, cerrahi çıkarma veya elektrokoter gibi yöntemlerle; hasta tarafından uygulanan bazı topikal tedavilerin uygun olgularda kullanılabildiğini belirtir. Tedavinin amacı görünür siğilleri ortadan kaldırmaktır; ancak virüsü tamamen yok ettiği garanti edilmez. Bu nedenle siğiller kaybolsa bile tekrar çıkma olasılığı vardır. [1][2][3][4][5]
Bazı küçük lezyonlar kendiliğinden gerileyebilir; ancak izlem kararı da hekim değerlendirmesiyle verilmelidir. Evde yakıcı kimyasallar, asitler veya internette önerilen kontrolsüz ürünleri kullanmak genital deride ciddi tahriş ve yara oluşturabilir. Tedavi sırasında ve sonrasında genital bölgenin tahrişten korunması, önerilen ilaçların doğru kullanılması ve takip randevularının aksatılmaması önemlidir. Özellikle bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde siğiller daha dirençli olabilir ve tekrar ihtimali daha yüksek olabilir. [1][2][3][4][5]
Korunma ve HPV aşısı
Korunmada en etkili araçlardan biri HPV aşısıdır. CDC, Gardasil 9’un genital siğillere yol açan HPV tiplerinin çoğuna karşı koruyuculuk sağlayabildiğini ve ayrıca HPV ilişkili birçok kanser türünü önlemeye yardımcı olduğunu belirtir. Aşı mevcut siğili tedavi etmez; fakat henüz karşılaşılmamış tiplerden korunmada önemlidir. Bu nedenle aşı için “siğilim çıktı, artık geç kaldım” düşüncesi her zaman doğru değildir; kişinin yaşına ve durumuna göre hekimle görüşmek yararlı olabilir. [1][2][3][4][5]
Prezervatif kullanımı bulaş riskini azaltabilir, ancak tüm temas alanlarını kapatmadığı için tam koruma sağlamaz. Aktif siğil varlığında cinsel temasın ertelenmesi, lezyonların değerlendirilmesi ve partnerle açık iletişim korunma açısından önemlidir. Aynı zamanda sigara kullanımı ve bağışıklık sistemini etkileyen durumlar HPV seyrini olumsuz etkileyebilir. Bu yüzden korunma yalnızca tek bir yöntem değil; aşılama, güvenli cinsel davranış ve düzenli sağlık kontrolünün birleşimidir. [1][2][3][4][5]
Ne zaman doktora başvurulmalı?
Genital bölgede yeni kabarıklık, kaşıntı, kanama, ağrı veya ilişki sırasında rahatsızlık fark edilirse doktora başvurulmalıdır. Hamilelikte genital siğil şüphesi varsa değerlendirme geciktirilmemelidir; çünkü tedavi seçimi gebelik durumuna göre değişir. Hızla büyüyen, rengi değişen, ülserleşen ya da tedaviye rağmen geçmeyen lezyonlar atipik olabilir ve biyopsi gerektirebilir. Kişinin kendi kendine tanı koyup aylarca beklemesi, hem yanlış tedaviye hem de gereksiz kaygıya yol açabilir. [1][2][3][4][5]
Sonuç olarak genital siğiller yaygın, yönetilebilir fakat doğru değerlendirme gerektiren bir durumdur. Her siğil kanser değildir; yine de HPV ile ilişkili sağlık risklerini küçümsememek gerekir. Tanı, tedavi ve korunma planı kişiye göre düzenlenmelidir. Şüpheli lezyon varsa dermatoloji, kadın doğum, üroloji veya enfeksiyon hastalıkları değerlendirmesi en güvenli yaklaşımdır. [1][2][3][4][5]
Bu içerik tanı yerine geçmez; kişisel değerlendirme için ilgili uzmanlık alanına başvurulmalıdır. [1][2][3][4][5]
Sık Sorulan Sorular
Genital siğiller kansere dönüşür mü?
Genital siğillerin çoğu düşük riskli HPV tipleriyle ilişkilidir ve doğrudan kanser anlamına gelmez. Ancak kişi aynı anda farklı HPV tiplerini taşıyabileceği için tarama ve takip önerileri önemini korur.
HPV aşısı siğilleri tedavi eder mi?
Hayır. HPV aşısı mevcut siğili tedavi etmez; ancak henüz karşılaşılmamış HPV tiplerine karşı korunmaya yardımcı olabilir.
Genital siğiller kendiliğinden geçebilir mi?
Bazı siğiller zaman içinde gerileyebilir; ancak hangisinin izleneceği, hangisinin tedavi edileceği muayeneyle belirlenmelidir.
HPV testi genital siğil tanısında şart mı?
Hayır. Tipik genital siğiller çoğu zaman muayene ile tanınır. HPV testi siğil tanısı koymak için rutin kullanılmaz.
Prezervatif kullanımı yeterli koruma sağlar mı?
Prezervatif bulaş riskini azaltır, ancak HPV tüm temas alanlarından bulaşabildiği için tam koruma sağlamaz.





