Sırt ağrısı; boyun ile kalça arasında omurganın torakal veya lomber bölgesinde hissedilen ağrı, tutukluk, yanma, çekilme ya da baskı hissidir. Günlük kullanımda sırt ağrısı ve bel ağrısı sıkça birbirinin yerine kullanılsa da semptomun yeri, yayılımı ve eşlik eden belirtileri klinik değerlendirme açısından önem taşır. Çoğu olguda mekanik nedenler ön planda olsa da sinir kökü basısı, omurga kırıkları, enfeksiyon, malignite ve sistemik hastalıklar da sırt ağrısı ile kendini gösterebilir. Bu nedenle sırt ağrısı yalnızca “kas tutulması” olarak görülmemelidir.
Sırt ağrısı dünya genelinde çok yaygın bir semptomdur ve iş gücü kaybı ile yaşam kalitesi düşüşünün önemli nedenlerinden biridir. Özellikle bel bölgesi ağrıları yaygın olsa da, üst ve orta sırt ağrıları da kas-iskelet sistemi zorlanmalarından akciğer, böbrek veya diğer iç organ kaynaklı yansıyan ağrılara kadar geniş bir spektrumda ortaya çıkabilir. Ağrının süresi, aktiviteyle ilişkisi, istirahatte değişimi, gece olup olmaması ve bacağa yayılıp yayılmaması değerlendirmeyi yönlendirir. Çoğu mekanik ağrı zamanla düzelir; ancak bazı paternler kırmızı bayrak olarak kabul edilir.
Sırt ağrısı nasıl hissedilir?
Sırt ağrısı künt, yaygın bir sızı olabileceği gibi batıcı, keskin, elektrik çarpar gibi ya da kasılma tarzında da hissedilebilir. Mekanik kökenli ağrılar çoğunlukla hareketle değişir; belirli pozisyonlar ağrıyı artırabilir veya azaltabilir. Sinir kökü etkileniminde ağrı sırttan kalçaya, bacağa ya da kola doğru yayılabilir ve uyuşma-karıncalanma eşlik edebilir. İltihabi ya da sistemik nedenlerde sabah tutukluğu, gece ağrısı veya istirahatle düzelmeme daha ön planda olabilir. Bu nedenle ağrının tipi kadar hangi koşullarda ortaya çıktığı da klinik olarak değerlidir.
Akut sırt ağrısı genellikle günler-haftalar içinde başlayan tabloyu tarif ederken, 12 haftayı aşan yakınmalar kronik başlık altında değerlendirilir. Akut ağrıda zorlanma, ani hareket, kaldırma ve travma daha sık nedenlerdir. Kronik ağrıda ise yapısal omurga sorunları, diskojenik süreçler, postüral etkiler, psikososyal faktörler ve kronik ağrı duyarlılığı tabloya katkıda bulunabilir. Bununla birlikte uzun sürmesi, yakınmanın otomatik olarak “psikolojik” olduğu anlamına gelmez. Özellikle kilo kaybı, ateş, malignite öyküsü, ileri yaşta yeni başlangıç ve nörolojik kayıp eşlik ediyorsa daha dikkatli inceleme gerekir.
Eşlik eden belirtiler nelerdir?
Sırt ağrısına eşlik eden bacakta uyuşma, güçsüzlük, iğnelenme, yürüme mesafesinde azalma, idrar-dışkı kontrolünde değişiklik, ateş, gece terlemesi, travma öyküsü veya açıklanamayan kilo kaybı tanısal açıdan önemlidir. Mekanik ağrılarda genellikle lokal hassasiyet ve hareketle artış görülür. Buna karşılık ateş ve sırt ağrısı enfeksiyöz nedenleri; travma sonrası ani ağrı ve noktasal kemik hassasiyeti kırığı; yaygın nörolojik kayıp ise sinir yapılarına basıyı düşündürebilir. Özellikle idrar-dışkı kontrolünde bozulma ve ilerleyici güç kaybı gibi belirtiler acil değerlendirme gerektiren tablolarla ilişkilidir.
Kırmızı bayraklar kavramı sırt ağrısında ciddiyeti değerlendirmek için kullanılır; ancak bu kavramın da dikkatli yorumlanması gerekir. Kılavuzlarda birçok kırmızı bayrak tanımlanmıştır, fakat bunların hepsi aynı güçte değildir. Yine de önemli travma, bilinen kanser öyküsü, uzun süreli steroid kullanımı, bağışıklık baskılanması, ateş, açıklanamayan kilo kaybı, gece ağrısı ve ileri nörolojik belirtiler pratikte önem taşır. Yani alarm bulguları tanıyı kesinleştirmez; ama ileri değerlendirme gerektirecek kadar uyarıcıdır.
Olası nedenler nelerdir?
Sırt ağrısının en sık nedeni mekanik veya nonspesifik ağrıdır. Bu grup; kas zorlanmaları, bağ dokusu etkilenimleri, postürle ilişkili ağrı ve omurganın dejeneratif değişiklikleri gibi geniş bir alanı kapsar. Bunun yanında disk hernisi, spinal stenoz, faset eklem sorunları, osteoporotik kırıklar, inflamatuvar spondiloartritler, böbrek taşları, pankreatit, aort patolojileri ve bazı akciğer hastalıkları sırt veya bel bölgesinde ağrı yapabilir. Orta ve üst sırt ağrısı bazen torasik bölgeye yansıyan iç organ sorunlarıyla da ilişkili olabilir. Bu nedenle semptomun yerleşimi ve eşlik eden sistemik bulgular ayırıcı tanıda belirleyicidir.
Belirli bir nedeni olmayan nonspesifik sırt ağrısı klinikte çok yaygındır; ancak bu tanı, ciddi nedenlerin uygun şekilde dışlanmasından sonra düşünülmelidir. Özellikle ilk ataklarda, travma sonrası, ileri yaşta veya bilinen kanser öyküsü olanlarda değerlendirme eşiği daha düşüktür. Çoğu kılavuz, rutin görüntülemenin her hastada gerekli olmadığını; öykü ve muayene bulgularına göre seçici kullanılması gerektiğini vurgular. Çünkü görüntülemede saptanan her dejeneratif bulgu ağrının nedeni olmayabilir. Klinik korelasyon, sırt ağrısında gereksiz tetkik ile eksik değerlendirme arasındaki dengeyi kurar.
Ne zaman daha ciddi olabilir?
Sırt ağrısı çok yaygın olsa da bazı durumlarda daha ciddi bir tablonun işareti olabilir. İleri yaşta yeni başlayan ağrı, ciddi travma sonrası ağrı, gece giderek artan ağrı, açıklanamayan kilo kaybı, ateş, intravenöz ilaç kullanımı, kanser öyküsü, bağışıklık baskılanması ve steroid kullanımı bu açıdan önem taşır. Buna bacaklarda ilerleyici güçsüzlük, uyuşma, uyuşukluk bölgesinin genişlemesi, idrar retansiyonu veya dışkı kaçırma gibi nörolojik belirtiler eklenirse değerlendirme acil hâle gelir. Bu işaretler nadirdir ama atlanmaması gerekir.
Bir başka önemli nokta, kırmızı bayrakların varlığının tek başına kesin tanı anlamına gelmediğidir. Çalışmalar, sırt ağrısı olan birçok kişide en az bir kırmızı bayrak bulunabildiğini; fakat bunların yalnızca bir kısmının ciddi patoloji ile ilişkili olduğunu göstermiştir. Yani alarm bulguları klinisyeni uyarmak için vardır, kişiyi korkutmak için değil. Kullanıcı açısından önemli olan, özellikle ateş, travma, nörolojik kayıp ve sistemik belirtiler olduğunda semptomu hafife almamaktır. Sırt ağrısında doğru zamanlama, birçok durumda doğru branştan daha değerlidir.
Değerlendirme ve hangi branş ilgilenir?
Sırt ağrısında değerlendirme öykü ve fizik muayeneyle başlar. Ağrının yeri, süresi, travma öyküsü, nörolojik bulgu varlığı, gece uyanma, kilo kaybı, ateş ve önceki hastalıklar sorgulanır. Muayenede postür, hareket açıklığı, hassasiyet, refleksler, kas gücü ve duyu değerlendirilir. Gerekli durumlarda röntgen, MRI, BT veya laboratuvar testleri istenebilir. Her sırt ağrısında görüntüleme gerekmemesi, semptomun önemsiz olduğu anlamına gelmez; aksine klinik seçicilik burada temel yaklaşımdır.
Aile hekimliği, iç hastalıkları, fiziksel tıp ve rehabilitasyon, ortopedi, beyin ve sinir cerrahisi veya nöroloji sırt ağrısı değerlendirmesinde rol alabilir. Fakat göğüs ağrısı, nefes darlığı, ateş, travma veya ilerleyici nörolojik kayıp varsa öncelik acil değerlendirmedir. Sırt ağrısı çoğu zaman iyi huylu seyretse de “çok yaygın” olması, bireysel vakada risk olmadığı anlamına gelmez. Yeni başlayan, açıklanamayan ya da alarm bulguları ile birlikte olan ağrıda kişisel tıbbi değerlendirme önemlidir.
Sık Sorulan Sorular
Sırt ağrısı ile bel ağrısı aynı şey midir?
Günlük dilde benzer kullanılsa da ağrının yeri klinik açıdan önemlidir; üst, orta ve alt sırt ağrılarının olası nedenleri farklılaşabilir.
Sırt ağrısında hangi belirtiler acildir?
İdrar-dışkı kontrolünde bozulma, ilerleyici güçsüzlük, ciddi travma, ateş, gece artan ağrı ve açıklanamayan kilo kaybı acil ya da hızlı değerlendirme gerektirir.
Her sırt ağrısında MRI gerekir mi?
Hayır. Kılavuzlar, görüntülemenin öykü ve muayenede ciddi patoloji şüphesi olan durumlarda seçici kullanılmasını önerir.
Gece ağrısı neden önemlidir?
İstirahatte artan veya gece uyandıran ağrı bazı inflamatuvar, enfeksiyöz ya da tümöral nedenler açısından uyarıcı olabilir.
Sırt ağrısı için hangi bölüme gidilir?
İlk başvuru aile hekimi, iç hastalıkları veya fizik tedavi olabilir; nörolojik kayıp, travma ya da acil belirtilerde acil tıp değerlendirmesi gerekir.
Kaynaklar
- ·WHO. Low back pain.
- ·NHS. Back pain.
- ·NINDS. Low Back Pain Fact Sheet.
- ·Verhagen AP, et al. Red Flags Presented in Current Low Back Pain Guidelines. Eur Spine J. 2016. PubMed: https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/27376890/
- ·Henschke N, et al. Prevalence of and Screening for Serious Spinal Pathology in Patients Presenting to Primary Care Settings With Acute Low Back Pain. Arthritis Rheum. 2009. PubMed: https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/19790051/
- ·Oliveira CB, et al. Clinical Practice Guidelines for the Management of Non-specific Low Back Pain in Primary Care. Eur Spine J. 2018. PubMed: https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/29971708/
- ·Verhagen AP, et al. Most Red Flags for Malignancy in Low Back Pain Guidelines Lack Empirical Support. Spine. 2017. PubMed: https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/28708761/





